Anasayfa  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Reklam  |  İletişim  |  Künye  |  Site Haritası
 
video

Aklın Doğruları Bulmada Yeterli Olamayacağına

Prof. Dr. Abdullah KAHRAMAN
09 Eylül 2012 - 14:21
Okunma : 1497
Yorumlar : 0

Aklın Doğruları Bulmada Yeterli Olamayacağına Başka Bir Örnek ve Yanlış Namus Anlayışına Dair

Geçen haftaki yazımızda aklın önemli bir değer, insanı insan yapan özellik olduğunu, bundan dolayı da Allah’ın insanı muhatap kabul ettiğini söylemiştik. Aklın bu özelliğine rağmen doğruları bulmada tek başına yeterli olamayacağını da söylemiş ve bunu bir örnekle izah etmeye çalışmıştık. Şunu da ilave edelim ki, akla sorarsanız dinin temeli sayılan ibadetleri doğru bulması mümkün değildir. Hatta vahyin terbiyesinden geçmeyen akıl bunları anlamsız bile bulur. Mesela Kur’ân, namazın Allah’tan haşyet duyanların dışındaki kişilere çok ağır geleceğini kaydeder.

Bu gün nehiyler alanından vereceğimiz örneklerle bu konuyu da tamamlamak istiyoruz.

Her Müslüman bilir ki, Allah’ın emirleri yanında bir takım yasakları da vardır. Bunları yapmayı Allah kesin olarak yasaklamıştır. Elbette yasaklaması insanların ve toplumların huzuru ve sağlığı içindir. Şayet yasaklanan hususlarda insanlar için bazı faydalar varsa onları da Allah belli ölçüler dairesinde insanların istifadesine sunmuştur.

Mesela, Allah zinayı ve fuhşu (kanunsuz, sağlıksız ve ölçüsüz cinsel birleşmeyi) yasaklamıştır. Böyle bir ilişkinin zararını genellikle insanlar kabul ederler. Ancak Allah kadınların erkeklerden erkeklerin de kadınlardan cinsel anlamda istifadesini meşru görmüş ve bunu belli ölçüler dairesinde yapmayı yani nikahlı beraberliği helal kılmıştır.

Şimdi insan aklına sorarsanız, akıl, bazı ülkelerde olduğu gibi, istediği kadınla, istediği zaman ve istediği şekilde serbest bir ilişki içerisinde olmayı ister, bundan haz duyar ve bunun doğru olduğunu (kendince cinsel özgürlük adı vererek) düşünür. Peki bu doğru mudur? Sırf akıl böyle istiyor diye bunun doğru olduğunu düşünenler çağımızda artık henüz tedavileri bulunamayan bazı hastalıklara bakmalıdırlar. Bu, olayın tıbbî yönüdür. Elbette bu meselenin sosyal ve ekonomik yönleri de vardır. Namus uğruna işlenen cinayetler, intiharlar, yıkılan aileler, kötü yollara düşen kadınlar, şehvet uğruna aldatılan ve dünyası karartılan genç kızlar bu olayın sosyal ve psikolojik boyutlarından sadece bazılarıdır.

Demek ki, aklın her istediği, her kabul ettiği doğru değildir. Aynı zamanda aklın her istediğini yapmak da mutluluk getirmez. O zaman aklı kontrol eden bir mekanizmanın bulunması gerekir ki, o da vahiydir, dindir, dini duygulardır.

Burada söz zinadan açılmışken halkımızın bir kısmında gözlemlediğimiz yanlış ve eksik bir namus anlayışına da temas etmek istiyorum. Halkımızın, özellikle de dindar kesim namusuna düşkünlüğü ile bilinir. Bu çok güzel ve olması gereken bir şeydir. Hatta bazıları ölçüyü kaçıracak kadar da kıskançtır. Ölçülü kıskançlık da dinimizin istediği, Peygamberimizin teşvik ettiği bir özelliktir.

Ancak bir husus ve anlayış var ki bunun tashihi gerekir. Bazı insanlar kendi namuslarına son derece düşkün oldukları halde, başkalarının namusu konusunda aynı hassasiyeti göstermemektedirler. Mesela kendi eşlerine, kızlarına başkasının kötü niyetle bakmasını hiç hazmedemezken, aynı duyarlılığı başkasının karısına ve kızına karşı göstermemektedirler. Bu, İslam’ın kabul ettiği bir namus anlayışı olamaz. Bu durumda olan bir Müslüman ancak yarım namuslu olabilir. Tam namuslu olamaz. Yani namuslu olmak insanın sadece kendi namusunu başkalarından koruması değil, başkalarının namusuna karşı da kendini korumasıdır.

Haftaya bir başka konuda buluşmak üzere Allah’a emanet olun!
kahraman@cumhuriyet.edu.tr

 
  Yorumlar


Henüz kayıtlı yorum yoktur ....

icon BAYBURT REHBERİ
icon Önemli Telefonlar icon Siyaset icon Tarihçe
icon Vakıf ve Dernekler icon Coğrafi Yapı icon Ekonomi
icon Gezilecek Yerler icon Şairler icon Spor
icon Dede Korkut icon Sanatçılar icon Türküler
icon Kitaplar icon Yemekler icon Barlar
icon Yerel Kıyafetler icon Bayburt Taşı icon Oyunlar
icon Nöbetçi Eczaneler icon Sağlık icon Eğitim

 Köşe Yazıları
 
 Foto Galeri
 
 Video Galeri