Anasayfa  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Reklam  |  İletişim  |  Künye  |  Site Haritası
 
video

Dinin İki Tatlı Meyvesi: İbadet ve Ahlak

Prof. Dr. Abdullah KAHRAMAN
09 Eylül 2012 - 14:23
Okunma : 1704
Yorumlar : 0

İslam bilginleri kabul eder ki, İslam’da ibadetlerin kişiyi manen ve ahlaken olgunlaştırma ve yüceltme gayesi vardır. İslam’ın hayatın bütününü kucaklayan bir bütün oluşturmak ve insanî faaliyet sahalarından hiçbirine ilgisiz kalmak istemediği bilinen bir gerçektir.

Aynı zamanda İslam söz konusu sahalar arasında bir işbirliğinin gerçekleştirilmesini de gaye edinmektedir. Bu durum, ibadetlerin aynı anda hem ruhun hem de bedenin iyiliğini hedef alması sonucunu doğurmaktadır. Bu yüzden, İlahî emirlere uygun dünyevî davranışlar her zaman kutsal ve ahlakî bir nitelik taşıdıkları gibi, aynı zamanda dînî ibadetler de kişiye manevî olduğu kadar ahlakî olgunluk tarzında maddî yarar da sağlarlar.

Ahlak ibadetin meyvesidir. Sürekli ibadet edip aynı zamanda ahlaken kötü bir durumda olmak dinen kabul edilebilir bir durum değildir. Temel ibadetler dediğimiz, namaz, oruç, zekat ve haccın kişiyi ahlaken iyi bir noktaya getirecek fonksiyonlarına hem Kur’ân’da hem de hadislerde dikkat çekilmiştir. Konuyla ilgili âyet ve hadisler dikkatle incelendiğinde ibadetlerin sadece bir itaat ve teslimiyet ruhuyla emredilen şekilleri yapmaktan ibaret olmadıkları, bunun yanında kişiye ahlakî olgunluk da kazandırma amacına matuf oldukları anlaşılmaktadır. Bu durum ibadetlerin sosyal ve psikolojik fonksiyonunu oluşturmaktadır.

Din psikolojisi alanında yapılan araştırmalarda yapılan tespitlere göre, yerine getirilen her ibadet, ferdî bazı eğilimlerin aşılıp geride bırakılması, buna karşılık diğer bazılarının da güçlenip gelişmesiyle sonuçlanır. Bu durum daha çok devamlılık içerisinde ve tam bir yoğunlaşmayla yapılan ibadetler için söz konusudur. Zira insan tabiatındaki iyi yönlerin gelişip olgunlaşmasını doğuran ibadet, ancak gerekli şartlara uygun olarak yerine getirilendir. İbadet, onu yerine getiren kimseler tarafından, Allah’a karşı yapılan bir vazife ve borç olarak algılandığı ölçüde insanda sorumluluk duygusunu geliştirir. Ahlakî olan her davranış ancak sorumluluk şuuru ile yerine getirilince bu vasfı kazanır.

Buradan da ibadetlerin kişinin ahlakî tabiatını geliştirmedeki vasfı ortaya çıkar. Öte yandan bütün ibadet alanları, geçici de olsa kötülük düşüncesi ve kötü eğilimlerin askıya alındığı bir atmosferde yaşanır. Normal hayat birimleriyle, ibadet yaşantısı arasındaki psikolojik farklılıklar, kişide daha üst seviyede bir manevî ve ahlakî hayata arzu ve özlem uyanmasında başlangıç noktası oluşturabilir.

Haftaya sistematik ibadetlerimiz olan namaz, oruç, hac ve zekâtın ahlak ile ilişkisini ele almak üzere Allah’a emanet olun!

kahraman@cumhuriyet.edu.tr

 
  Yorumlar


Henüz kayıtlı yorum yoktur ....

icon BAYBURT REHBERİ
icon Önemli Telefonlar icon Siyaset icon Tarihçe
icon Vakıf ve Dernekler icon Coğrafi Yapı icon Ekonomi
icon Gezilecek Yerler icon Şairler icon Spor
icon Dede Korkut icon Sanatçılar icon Türküler
icon Kitaplar icon Yemekler icon Barlar
icon Yerel Kıyafetler icon Bayburt Taşı icon Oyunlar
icon Nöbetçi Eczaneler icon Sağlık icon Eğitim

 Köşe Yazıları
 
 Foto Galeri
 
 Video Galeri