Anasayfa  |  Sık Kullanılanlara Ekle  |  Reklam  |  İletişim  |  Künye  |  Site Haritası
 
video

Kişiyi Ahlaka Götürmesi Gereken En Güzel Yol: Namaz

Prof. Dr. Abdullah KAHRAMAN
09 Eylül 2012 - 14:24
Okunma : 3213
Yorumlar : 0

Şimdi sistematik ibadetler dediğimiz namaz, oruç, zekat, haccı bu bakımdan ele alıp ne gibi ahlakî olgunluk ve esasları oluşturmak istediklerini görelim.

A. Namaz

Kulu Allah’a yaklaştıran bir ibadet olan namaz, ruhu ve iradeyi güçlendirir. Kişiyi sabır ve şükre alıştırır. Her gün belli aralıklarla namaza duran mümin, dünyanın hırs, kötülük ve gösterişlerinden korunmuş olur. Huşu içinde kılınan bir namaz; ihlas, takva ve güzel ahlakın oluşmasını sağlar. Aynı zamanda namaz müminlere birlik ve yardımlaşma ruhu kazandırır.
Kur’ân-ı Kerim’in pek çok âyetinde namaz sağlayacağı ahlakî ilkelerle birlikte zikredilmiştir. İlgili âyetlerden bazıları ve dikkat çektiği ahlakî ilkeler şöyledir:

1. “(Ey Muhammed!) Kitap’dan sana vahyolunanı oku ve namazı kıl; muhakkak ki, namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah’ı anmak ne büyük şeydir! Allah yaptıklarınızı bilir” (Ankebût, 29/45).

Bu âyet, Kur’an’ın ilgili âyetleri içerisinde ibadet-ahlak ilişkisini en somut şekilde kuran âyetlerden biridir.

Bu ve benzeri âyetlerde geçen fahşâ ve münker kelimeleri müfessirlerce çeşitli şekillerde açıklanmıştır. F.h.ş kökünden türemiş olan fahşâ kelimesi, haddi aşmak anlamına gelmektedir. Kur’an terminolojisinde bu kelime en çirkin söz ve davranışların genel ifadesi olmuştur. N.k.r kökünden gelen münker kelimesi ise sağlıklı bir aklın kabul etmeyip kötü olduğuna hükmettiği, bozulmamış vicdanların nefret ettiği ve dinin çirkin bulduğu davranışların genel adıdır. Söz konusu kelime Kur’an terminolojisinde de yanlış ve kötü olan davranış ve sözleri ifade etmek için kullanılmıştır. Çağdaş müfessirlerden Muhammed Esed de fahşâ kelimesini “çirkin fiiller” şeklinde tefsir ederken, münker kelimesine “akla ve sağduyuya aykırı olan her türlü şey” anlamı vermiştir.

Fahşâ ve münker hem sözlerin hem de fiilî davranışların sıfatı olabilmektedir. Buna göre fahşâ, insan ruhunu bozan sapık inanç, kötü ahlak gibi durumları; fertlere zararı dokunan hırsızlık, iftira, mal gaspı gibi eylemleri ve yol kesme, zina, kumar, şarap içme gibi cemiyeti tehdit eden davranışları kapsamaktadır. Münker ise, sağlıklı ve bozulmamış vicdanların asla kabul edemeyeceği ve dinin onaylamadığı her türlü söz ve davranışı kapsamına almaktadır. Buna göre namaz bütün bu kötülüklerden insanı engellemeyi ve bunları yapmayacak bir ahlakî olgunluğu kazandırmayı hedeflemektedir.

Bu âyetiyle Kur’ân, yanlış ya da kötü olan, aklın ve dinin çirkin gördüğü her türlü davranışı yasaklamakta, namazın insanları bu tür davranışlardan ve ahlakî bozukluklardan engelleyeceğini haber vermektedir. Müfessirler de âyetten hareketle namazın insanı kötü ve çirkin fiillerden engelleyeceği yönünde kanaat belirtmişlerdir. İlk dönemden itibaren yazılan tefsir kitaplarında ibadet-ahlak ayrılmazlığının delillerinden biri olarak bu âyet gösterilmiştir. Müfessirlerin yorumuna gore de mezkur âyet, namazın aklın ve dinin hoşgörmediği davranışları terk ettirme yönünde bir fonksiyonu olduğunu göstermektedir.

Esed mealinin başka yerlerinde münker kelimesine “yanlış ya da kötü” anlamı verdiği halde bu ayette söz konusu kelimeyi “aklın ve sağ duyunun reddettiği” ve buna bağlı olarak “ilke olarak reddedilmesi, kaçınılması gereken şey” anlamı vermiştir. Esed’e göre, bütünüyle inandırıcı olan bu açıklama, sadece terimin soyut anlamıyla zihnen kabul edilmesi mümkün olmayan önermeleri değil, fakat aynı zamanda fiilen uygunsuz ve muzır olan dolayısıyla uzak durulması, kaçınılması gereken tutum ve davranışları da içine almaktadır. Böyle olduğu için de bu açıklama, Kur’ân’ın hem ahlakî problemlere ilişkin akla uygun yaklaşımıyla, hem de onun insan davranışlarında gözetilmesi gereken sağduyu ve itidal konusundaki ısrarıyla tam anlamıyla bağdaşmaktadır.

Kendisinden nakledilen bazı hadislerinde Hz. Peygamber’in de namaz ile ahlakî davranışlar arasında sıkı bir alaka gördüğü anlaşılmaktadır. Namazın insana iyi davranışlar kazandırıp kötülükleri de terk ettirmesi gerektiğini ifade eden Hz. Peygamber, bir hadislerinde şöyle buyurmuştur: “Kim bir namaz kılar da o namaz kendisini fahşâ ve münkerden alıkoymazsa o namaz kişiye Allah’dan uzaklaşmaktan başka bir şey sağlamış olmaz”.

Namazın insanı kötülüklerden ne şekilde engelleyeceği ve ona iyi davranışları nasıl kazandıracağı konusunda da çeşitli yorumlar yapılmıştır. Namazın, namaz kılan herkesi kötülüklerden alıkoyup koymayacağı konusu müfessirler arasında tartışma konusu olmuştur.

Namaz kılıp aynı zamanda çeşitli kötülükleri de yapanların durumunu göz önünde bulunduran kimi müfessirler, namazın kötülüklerden alıkoymasını sadece namaz anı ile sınırlı tutmuşlardır. Buna göre namaz en azından kılındığı esnada kılan kimseyi kötülük yapmaktan engellemektedir. Bu yorumu doğru bulmayan bazı müfessirlere göre ise âyetin anlamı şöyledir:

Namaz mutlak anlamda her namaz kılanı kötülüklerden engellemez. Aksine kötülükten kaçınmayı kolaylaştırıcı bir fonksiyon icra eder. Zira namazın mutlak engelleyici bir fonksiyonu olsaydı, namaz kılanların kötülük yapamaması lazımdı. Halbuki durum böyle değildir.

kahraman@cumhuriyet.edu.tr

 
  Yorumlar


Henüz kayıtlı yorum yoktur ....

icon BAYBURT REHBERİ
icon Önemli Telefonlar icon Siyaset icon Tarihçe
icon Vakıf ve Dernekler icon Coğrafi Yapı icon Ekonomi
icon Gezilecek Yerler icon Şairler icon Spor
icon Dede Korkut icon Sanatçılar icon Türküler
icon Kitaplar icon Yemekler icon Barlar
icon Yerel Kıyafetler icon Bayburt Taşı icon Oyunlar
icon Nöbetçi Eczaneler icon Sağlık icon Eğitim

 Köşe Yazıları
 
 Foto Galeri
 
 Video Galeri